Tag Archives: Latin Amerika

MEKSİKA’NIN “Mega” SEÇİMLERİN Ardından Kadın TEMSİLİ ve MÜCADELESİ

Meksika’nın “Mega” Seçimleri ve Kadın Mücadelesi

Meksika’da geçtiğimiz günlerde bir çok yorumcunun “mega” olarak nitelendirdiği federal, bölgeselve yerel düzeyde seçimler gerçekleşti. Bir çok medya kuruluşu, yaklaşık 20 bin koltuk için gerçekleşen seçimlerin, iktidardaki başkan Andrés Manuel López Obrador için bir test niteliğinde olduğunu vurguluyordu. Seçimin ana aktörleri Obrador liderliğinde Morena’nın (Ulusal Yenilenme Hareketi) hakimiyetini sürdürdüğü Juntos Hacemos Historia [1] ve ona karşı çıkan, daha sağ/klasik partilerden oluşan Va For Mexico [2] (Meksika için İlerle) koalisyon bloğuydu. Öne çıkan ana konular arasında, Obrador’un pandemi yönetimikutuplaştırıcı dili ve eyaletlerde artan, büyük şehirlerdeki düşen popülaritesi vardı. Toplumsal cinsiyet perspektifinden seçimleri takip edenler de kadın cinayetlerinin ve genel olarak şiddetin hakimiyeti, yapısal reformlar ile gerçekleşen toplum cinsiyet eşitliğinin kadın temsiline etkisi üzerine odaklandı.

Meksika siyasetinde kısmen yeni bir fenomen olan koalisyonlar, seçime giden süreçte Obrador’un kökten değişim gerçekleştirmesi için en önemli araçlarından biri oldu. 2018 seçimlerinde Morena tek başına mutlak çoğunluk eşiğine ulaşamadığı için, sonraki aylarda başka partilerden koalisyon ortaklarını kendi saflarına geçirmeye başladı. Yasama döneminde, PT (İşçi Partisi) ve PES (Sosyal Karşılaşma Partisi) partilerinden geçiş yaşandı. Morena, 2019’da PVEM (Meksika Yeşil Ekolojik Partisi) ile gerçekleştirilen ittifak sayesinde 334 koltuğa ulaşarak Temsilciler Meclisi’nde “süper çoğunluğunu” sağladı. Bu seçimde Morena’nın 2018 seçimi ve ardından yükselişi dursa da, parti oyların yüzde 51’ini alarak meclisteki çoğunluğunu korudu. Fakat, büyük yasal ve anayasal reformları için diğer partilerinin desteğine bağımlı hale geldi [3].

Geçtiğimiz seçimden bugüne korunan başka bir şey ise kadın temsilinin öne çıkmasıydı. Meksika’nın temsil eşitliğindeki başarısı, siyasi partilerin adaylıklarında cinsiyet eşitliğini sağlamalarını zorunlu kılan 2014 Anayasa reformu sayesinde gerçekleşmişti. 2018 seçimlerinde kadınlar Temsilciler Meclisi’ndeki sandalyelerin yüzde 48’ini ve Senato’daki yüzde 49’unu alarak bir ilke imza atmıştı. Birleşmiş Milletler Meksika Meclisi’nin cinsiyet eşitliğini sağlama yolundaki bu başarısını “eşi görülmemiş” olarak nitelendirmiş, Meksika böylece kadınların Parlamentodaki temsili açısından ilk beş ülke listesine girmişti.

Obrador’un yükselişini ve kadın hareketi ile ilişkisini irdelemek için 2018 seçiminin arka planına değinmekte fayda var. Yolsuzluğa karşı kendini “dışarıdan” bir aday olarak konumlandıran Obrador liderliğindeki Morena (Ulusal Yenilenme Hareketi) 2018 seçimlerinde benzeri görülmemiş başarı elde etti. Tarihsel olarak PRI (Kurumsal Devrimci Parti) ve PAN’ın (Ulusal Hareket Partisi) hükmettiği iktidarı siyasetin “kirliliğine” bulaşmamış bir aday olarak siyasi alanı sarsmış, ve bu mobilizasyonda da kadın temsilini öne çıkarmıştı. Böylece, Morena, kadın gündemini 2018 seçim kampanyasının ana meselelerinden biri haline getirdi. 2018 seçimlerindeki başarısından sonra, Obrador, İçişleri Bakanlığı da dahil olmak üzere kabinesinin yarısına kadınları atadı. Seçimlerinin ardından yine çığır açıcı bir anayasa reformunu ile tüm seçilmiş adaylar ve yürütme ve yargı organlarındaki en üst düzey görevler için cinsiyet eşitliği kuralı getirildi. “Her şeyde eşitlik” olarak adlandırılan reform, Mayıs 2019’da kabul edildi. Tek bir Kongre üyesi bile karşı oy kullanmadı.

Chilpancingo adayı Norma Hernandez, Guerrero adayı Evelyn Salgado REUTERS/Edgard Garrido/File Photo

Böyle bir kurumsal altyapı altında gerçekleşen seçimlerde ise eyalet valiliği pozisyonunu [4] kazananların 15’te 6’sı kadın adaylar oldu. Kazanan 6 kadının 5’i Morena’nın adaylarıydı. Bu tarihsel olarak kadın temsilinin düşük olduğu bir kurum için çok önemli bir başarı olarak öne çıktı. (Bugüne kadar sadece dokuz kadın seçildiğini not düşelim.) Gelecek günlerde diğer seçim sonuçlarında da kadın temsili hakkında da raporlar yayınlanacaktır.

Kadın Hareketi ve Obrador

Kadın temsilindeki başarı Obrador’a ve partisine karşı feminist eleştirileri sona erdirmedi. İktidara gelmesi ile birlikte Obrador’un kadın hareketi ile arası açılmaya başladı. Feminizmi bir “yabancı” ideoloji olarak nitelendirmesi ve kadın cinayetlerini küçümsemesi bu ayrılışın en sarsıcı örneklerindendi. Mart ayında gerçekleşen feminist protestolarında on binlerce kişi başkentte yürüyüş gerçekleştirirken, hareketin kısmen “bu hükümetin başarısız olduğunu görmek isteyen” siyasi muhaliflerin işi olduğunu söylemişti. Pandemi sürecinde aile içi şiddet çağrılarının çoğunun sahte olduğunu belirtmesi, Meksika’nın aile yapısını “istisnai” olarak tanımlayıp akrabalık bağlarının Meksikalı kadınları istismardan koruduğunu öne sürmesi kadın cinayetlerine karşı skandal tepkilerinden bazılarıydı.

Obrador’un seçim sürecinde bir kaç kadın tarafından tecavüz ile suçlanan adayı desteklemesi ve adaya karşı suçlamaları politik olarak nitelendirmesi öne çıkan sorunlardan biriydi. Birçok kadın, Lopez Obrador’un Guerrero’nun ilk adayı Felix Salgado’ya verdiği desteğe tepki gösterdi. Saldago’nun suçlandığı vakalar arasında içeceğe uyuşturucu katıp tecavüz etme ve baygın olan kadını fotoğraflayıp yayma tehditi de vardı. Salgado iddiaları reddetse de, sonunda seçim yetkilileri tarafından kampanya finansmanı usulsüzlükleri nedeniyle yarıştan atıldı. Yerine Guerrero’yu kazanacak olan kızı Evelyn atandı. Pozisyonu kazanan Evelyn’nin kampanya sürecine babası da katıldı.

Seçim Şiddeti ve Obrador’un Siyasi Üslubu

Seçimlerde yadsınamayacak en önemli dinamiklerden bir başkası ise kuşkusuz seçim dönemi yaşanan şiddet dalgasıydı. Bir çok kadın adayın da öldürüldüğü süreçte, seçim merkezleri ve kampanya süreçlerinde korkunç bir vahşet yaşandı [5]. 6 Nisan’da başlayan kampanya döneminden seçimlere kadar en az 34 aday öldürüldü, onlarca aday da hedef alındı ve saldırıya uğradı. (Sayısı 100’e ulaşan, farklı zaman dilimlerindeki şiddeti inceleyen raporlar da mevcut.) Obrador’un kavgacı, hedef gösteren ve yok sayan iletişim tarzı bu şiddet sarmalını ele almakta başarılı olamadı[6]. Gómez Romero’nun belirttiği gibi öldürülen 89 politikacıdan 25’i Morena’nın koalisyonunun üyesi olmasına rağmen Obrador Meksika’daki seçim şiddetine ilişkin haberleri, kadın cinayetlerini ele alışı gibi “medya sansasyonu” olarak değerlendirdi. Tüm bu şiddet sarmalına rağmen vurularak öldürülen Belediye Başkan adayı Alma Barragan’ın yerine aday olan kızı Alma Denisse Sanchez Barragan’nın seçilmesi gibi örnekler de kadınların mücadele etmedeki direncini gösterdi[7].

Kadınlar Tehdit Altında

Meksika’nın seçim sonuçlarında her şeye rağmen kurumsal adımların kadın temsilinde önemli adımlar attırabileceği görülüyor. Obrador liderliğinde Meksika önemli bir başarıya imza atsa da, şiddetin önlenememesi, feminist hareketin küçümsenmesi ve ekonomik sorunlar kadınların mücadelesinin sandığın çok ötesinde olduğunu gösteriyor. İktidar kadın cinayetlerini durdurmakta başarılı olamıyor. Özellikle siyasette yer alan kadınlar ve gazeteciler şiddetle her gün karşı karşıya kalıyor. Gazetecilerin tehdit mesajları “sana ve kızına tecavüz edeceğim” gibi cinsiyetçi, tehdit ifadeleri barındırıyor. Kadınlar, ölüm tehlikesinin hakim olduğu bir ortamda siyaset yapmaya çalışıyor. Bu seçimler ise onların yılmadığını, en ağır baskı ortamında bile mücadele için alan açıp, ülkeyi saran umutsuzluğu yenmeye çalıştıklarını gösteriyor.

Begüm Zorlu

Bu yazı Eşitlik, Adalet ve Kadın Platformu için kaleme alınmıştır.

Notlar

[1] Partinin adı “Beraber Tarih Yazıyoruz” olarak çevrilebilir. Ayrıca koalisyonun her eyalet için geçerli olmadığını not düşmekte fayda var.

[2] Koalisyon hakkında mevcut bir Türkçe literatür olmasa da koalisyonun üyelerinin (PAN, PRI, PRD) perspektiflerinden ötürü “Meksika için İlerle” olarak çevrilebilir.

[3] Meksika Yeşil Ekolojik Partisi’nin (Kısaltması: PVEM, adı Yeşil Parti olsa bile politikaları çok da Yeşil olmayan bir parti) oylarının yükselişinin Obrador’u stediği reformları gerçekleştirme açısından limitleyeceği düşünülüyor.(Bunda bir önceki seçimde partinin Va For Mexico ile koalisyona girdiğini ve idam cezasını savunduğunu hatırlatmakta fayda var.)

[4] Aday listelerine ve seçimin detaylarına buradan erişilebilir https://en.wikipedia.org/wiki/2021_Mexican_gubernatorial_elections

[5] France 24 kanalında cinayetler üzerine yorum yapan bir vatandaşın sözlerinden de bu anlaşılıyordu: “sizi burada ölümle tehdit etmiyorlar, direk öldürüyorlar.

[6] Buna başka bir örnek vermek gerekirse Meksika Anayasası ve seçim yasaları, kamu görevlilerinin seçimler sırasında kendilerini veya siyasi müttefiklerini tanıtmak için hükümet mekanizmalarını kullanmalarını yasaklamasına rağmen, Obrador seçimlerde bu yöntemi bolca kullandı. Meksika Ulusal Seçim Enstitüsü, cumhurbaşkanına basın toplantılarında seçimle ilgili konularda yorum yapmaktan kaçınmasını söyledikten sonra, Obrador kuruma karşı bir karalama kampanyası başlattı.

[7] Şiddet hakkında bir önemli nokta ise bölgesel eşitsizlikler ve belli bölgelerde uyuşturucu ticareti sebebiyle yaşanan yönetim krizi. Siyasal şiddettin özellikle bu bölgelerde gerçekleştiğini not düşmek gerek.

Ek Okuma Listesi

1.Mexican president suffers setback in country’s deadliest election in decades https://theconversation.com/mexican-president-suffers-setback-in-countrys-deadliest-election-in-decades-162152

2. Mexico’s 2021 mid-term elections: more Morena and glimmers of hope for AMLO’s opponents in 2024 https://blogs.lse.ac.uk/latamcaribbean/2021/06/10/mexicos-2021-mid-term-elections-more-morena-and-glimmers-of-hope-for-amlos-opponents-in-2024/

3. The fight for LGBTQ representation inside Mexico’s political parties https://victoryinstitute.org/the-fight-for-lgbtq-representation-inside-mexicos-political-parties/

4. Elections, polarisation and frustration in Mexico https://www.opendemocracy.net/en/democraciaabierta/elections-polarisation-and-frustration-in-mexico/

5. Mexico as an example of Gender Parity in Parliaments? https://verfassungsblog.de/mexico-as-an-example-of-gender-parity-in-parliaments/

6. Kadınların seçilmesi ile toplumsal cinsiyet sorunlarının çözülmediğinin de altını çizmekte fayda var. Bu yılın başlarında “viral” olan bir videoda Hermosillo Belediye Başkanı Célida López, kürtajı destekleyen kadınları “moronlar” olarak adlandırdı ve birçok kürtaj yanlısı aktivistin giydiği yeşil bandanalarla dalga geçti.

Book Review: Theorizing Social Movements

9780745307145

Joe Foweraker’s book Theorizing Social Movements is a compelling introduction to social movement theories and how they relate to a certain region in the world which in this case in Latin America.

About the Author 

As his page in Oxford University demonstrates, Foweraker has been leading research on democracy and social movements with a focus on Latin America. He edited Encyclopedia of Democratic Thought and a co-authored  Governing Latin America. His current research deploys classical democratic theory to analyze the nature of Latin American democracy. His latest book is Democracy and its Discontents in Latin America.